sahnenin dışındakiler

tanpınar okumayı çok sevdiğimi artık biliyorsun okurcuğum, çok defa tekrar etmişimdir buralarda bir yerlerde. bu kitabı niye okumamışım bugüne kadar bilmiyorum ama bu iyi bir zamanlamaydı bence. 16 nolu otobüsün koridora bakan koltuğunda başlayıp 10 nolu otobüsün cama bakan koltuğunda bitirdim. bitti mi? bitmiş gibi duruyor, 309. sayfadan sonra kitap hakkında açıklamalar var. eğer bu…

üslub

leyla ile mecnun yazısını ve ne isimli yazıyı dolaba kaldırdım. dün sabah işe giderken güzergah değişikliği yaptım, trene bindim, yolda bir yazı yazdım.bu dönemki güzergah değişikliğimden bahsettim. derslerin yabancılığından ve benim için zorluğundan. üslup dedim, üslubu severim dedim. akıştır. üzerinden söylenir bir şeyler. ritmi vardır. yabancılanan yadırganır evvela, sonra alışılır ve belki sevilir, belki sevilmez…

incir ağacı -> ayşe hanımın yeni suçu

kelimeler:Pembe-beyaz – 21 gün- tutku-hatt-ı hümayun- suret- azade- narsist- ebegümeci yaprağı- namütenahi- özge- seyyid nur nesimi- kompliman- yelkenli-yelkensiz- taslak- kilimci-minnesota çok yönlü kişilik envanteri- sinyal gücü- elmalı turta “Bu kadın çıldırmış olmalı” diye geçirdi Özge hanım içinden, yazı işleri müdiresi için, bu kelimeleri ard arda sıralamak için çılgın olmak lazımdı evet, bu kadına mmpi (minnesota…

KeepArt

eğer kendime web sitesi yaptıracak kadar param olsaydı kesin keepart’a yaptırırdım. reklamın iyisi kötüsü olmaz di mi 🙂

teslim hırkası, sıraç, yordam, ruh, taht, deve yavrusu, has, sih, müddet, cebir, nil, viyana, hal, hilal, rasyonel, sedef, damla, ruz, daim

yukardaki kelimeleri ayşe verdi bana, ben masumum 🙂 “ruz be hayr” dedi genç kadın, çok güzel kara gözleri vardı, başörtüsünün altından çıkan saçları da kapkaraydı, ismini sorsam kesin leylaydı. ama sormadım. bir müddet öyle kaldım. sonra “ruz be hayr” dedim. “ben bir has kul arıyorum” dedi. şaşırdım. sonra anlatmaya başladı, mısırlıymış, nil kenarında bir ermişle…

ev

kaplumbağa var bir de. mağaranın derinliklerinde gördüğümüz güç hayvanı. sözlükte şöyle demişim kaplumbağa için : saadethanelerini sırtlarında taşımaları sebebiyle kendilerine hep saadet atfettiğim evcil hayvanların önde gideni ve hatta evcimen hayvan.. her yer ev, her yer sıla, her yer memleket ise saadet atfına mazhar oluşu yersiz değil gibi..(pur, 19.10.2004 22:31 ~ 22:32) saklarım gözümde güzelliğini.

acaba nedir nedir

sevgili okur hangi kelimeyle içim kıpır kıpır olur bil bakalım ipin ucusu: tarlalara ve ufkakuşların kanadınagölgede değirmeneyazarım

homeostazi

homeostazi diye bi şey de var.. yaa yaa..

entropi

entropi diye bişey var kardeşim..

bu masal ya

bir varmış bir yokmuş, develer pireler bile bir meslek ile iştigal ederken keloğlan derler bir avare oğlan varmış.. aklı beş karış havada olduğu için anacığı bu oğlana hep kızarmış..ama öyle böyle değil aklı sahiden havalardaymış bir gün eve gelip “ana sana padişahın en güzel en küçük en akıllı kızını gelin getireceğim kabul eder misin?” demiş…