perşembe akşamı ‘bağlanma’nın konuşulduğu bir oturuma katıldım. çoğu psikolog olan katılımcılardan biri, “alışmak” dedi, biri “sahiplenmek”.. başka başka bir sürü şey dendi de, konumuz sahiplenmek.. sahibi olmamak hiç bir şeyin,aidi olmamak hiç bir yerin,mastarları sevmek sevdiğim.. demişim ikibinikide, fiil zamanla bağlanmıyor diye seviyormuşum mastarları. işte sahiplenmek benim için böyle bir mesele.. biri için dua edeceksem,…
Yazar: Aslihan H. Ergun
bazen de
bazen de ağrıyan değil de ağrımayan yere dokunursunuz, bu şifa olur.ben o bazenleri seviyorum işte. izdüşümleri, görünmez bağları, perdeleri.
bir kapıdan geçince
bence hepimizin hayatlarında görünmez kapılar var, metropolitan expressway’deki kapı gibi. içinden geçince değişiyor anlamlar, alice gibi.
bir insanı o insan yapan şey nedir de severiz onu
I. Anılardan örülüyoruz ya ilmek ilmek, bizi tam olarak olduğumuz kişi yapan şeylerden biri hafıza mı acaba diye düşünesim geliyor. Sonra hafıza kayıplarını hatırlıyorum.. Kayıpların kaybedene etkisi ayrı bir konu, yakınlarına etkisini de merak ediyorum. (çok da merak etmiyorum aslında, sabah sabah dua yerine geçmesinden korktum şimdi) O kişiyi zihninde ördüğü anılar var ve o…
nedir delilik?
Heidegger Lacan’ın kendisine gönderdiği makaleyi okuyunca “bu psikiyatristin bir psikiyatriste ihtiyacı var galiba” demiş. Biz psikologlar da duyarız bazen buna benzer cümleler, itiraf edeyim hadi, muhatabımızın yüzeyselliğine veririz çoklukla… Ama son zamanlarda az da deli olmadığımızı düşünüyorum yine itiraf edeyim.. Sınıfın yarısının tavuk, yarısının solucan olduğu, tavukların solucan kovaladığı (kadın-erkek ilişkilerindeki halimizin minyatürünü görmek içinmiş)…
What makes a hero? – Matthew Winkler
“Aradığınız hazine girmeye korktuğunuz mağaradadır.”“The cave you fear to enter holds the treasure you seek.” Joseph Campbell
mental landscapes
“One thing I wanted to tell you is that I often think of him,” Tamaru said. “Not that I want to see him again or anything. I really don’t. We wouldn’t have anything to talk about, for one thing. It’s just that I still have this vivid image of him ‘pulling rats out’ of blocks…
başat eylem analizi
2007 haziran-2009 eylül arası: dinlemek. çokça dinlediğim bir dönemdi. ikibinden fazla insan dinledim, bu binlerce hikaye demek, binlerce hayat. çok iyi bir dinleyiciyimdir, dikkat ve ilgiyle dinler, iyi sorular sorarım. başat eyleminiz dinlemek olduğunda bazen istemeden de dinleyebiliyorsunuz. bir keresinde bindiğim bir minibüste yanımda oturan adam konuşmaya başladı benle, ama benim hiç dinleyesim yok, sessizliğe…
kafalar bir dünya
yine dağılacak nasıl olsa diye toplanmayan odalar gibidir bazı kafalar. tabii kendi içlerinde bir düzenleri olan dağınıklar da vardır. sonracığıma, misafir odası gibi, az kullanılan, neredeyse hiç dağılmayan sadece tozlananları vardır, misafirler içindir. bir de içinde yaşanan, dağılan ama toplanan, eşyaların zaman zaman yer değiştirdiği, yeni eşyaların gelip, eskilerinin belli aralıklarla atıldığı odalar vardır, nefes…