parkta bir bankın ucunda yalnız başıma oturuyorum, elimde yeni başladığım kitabım, karşımdaki oyuncu kediyi izliyorum. birazdan kedi ilgimi fark ediyor herhalde, gelip bankın diğer ucuna uzanıyor. parmağımı uzatıyorum, biraz oyun oynuyor. kedilerle iletişimin böyle kolay, böyle kendiliğinden olmasını seviyorum. bir insanla böyle bir iletişim kurulamaz, kurulsa nasıl olurdu ki diye düşünmeye kalmadan iyi insan fikrin…
Yazar: Aslihan H. Ergun
yavaşlamak için
Ellerin aklıyla iş yapmak gibisi yoktur. Akıl, eller olmadan kendi kendini kullanarak çalışırsa bir döngüye girer ve gereğinden fazla hızlanabilir. Sesi kullanan konuşma bile gereğinden hızlı gidebilir. Aklın biçimini çamura kazıyan ya da sözcükleri kaleme alan eller, şeylerin kapısında düşünceyi yavaşlatır, onu tesadüflere ve zamana tabi kılar. “Arılık kötülüğün sınırındadır” derler. Hep Yuvaya Dönmek- Ursula…
sözlük
A çok spiritüel bir insandır, bunu bilir bunu söylerim. B nin parmaklarının biçimi beni düşündürüyor, işi gücü bıraktım bugünlerde bunu düşünüyorum işte. C annem diye demiyorum tanıdığım en kıyak insandır. kıyak ve naif. neşesi yerindeyse kesinlikle bulaşıcıdır o neşe, spontandır, temiz kalplidir, güzeldir. D dedem ben 10 yaşındayken vefat etti, şimdi bunu yazarken birden gözlerim…
içten sesler korosu
insanlar sesler çıkarır. bazısı güzeldir seslerin, bazısı çirkin, bazısı zayıftır, bazısı hakim. insanlar sesler duyar, bazısını saklar, kimisini kuytularda, kimisini açıklarda. bazen içimizden bize bizimle ilgili seslenen bir ses duyarız. ama başka bağın gülüdür, bir yabancıdır biraz biliriz. o zamanlarda dönüp o sese sormak lazım, sen kimin nesi, kimin sesisin, ne zaman duydum ben seni,…
özürsüz
bazen kendimi özür diliyor buluyorum, tercihlerim yüzünden, sahip olduklarım ya da yapıp ettiklerim yüzünden. başkasının tercih etmediği bir şeyi tercih ettiğimi söylersem bir çeşit kibirmiş gibi duracak diye binbir türlü eviriyorum dilimi, halbuki sadece başka türlüsünü seçiyorum. başkasının sahip olmadığı bir nimet, başkasının yapamadığı belki de yapmadığı bir iş için bile zaman zaman özür diliyorum,…
mommo varmış
ve çok acı varmış.
fotoblog
bu kolilerin içi kaset dolu, dünyanın farklı yerlerinden geldiler, programlara yüklendi, izlendiler. geldikleri yerlere geri dönmeden önce onları hasretle karşılayan bana bir vefa borcu olarak odamı ziyaret ettiler. odam dediysem kendisi haftaya eski odam olacak, üst kata taşınıyoruz. ben de insan içine karışacağım. havadar bir odaydı kendisi, güzel güneş alırdı. şöyle güneşli günlerden bir fotoğrafımız…
çocuk sahibi olmak?
çocuk sahibi olmak diye bir tabir var ya, ürkütücü geliyor bana bu. bir çocuk dünyaya geliyor, onun dünyaya gelmesi için gerekli şartları hazırlamış bir anne baba oluyor, dünyaya geldikten sonra da sağlıkla hayatta kalabilmesi için şartlar hazırlamaya devam ediyor bu anne baba ve bu sayede çocuk “sahibi” olmuş oluyor, ürkütücü değil mi? diyelim çocuk sahibi…
başka biri oldurulmak
“selam, benim adım Frank, Çince Feng yi.” selam feng yi, sabah sabah hüzünlendirdin beni.